Bir meczup, yol
başında tozlar içinde oturmuştu. İnciler gibi göz yaşları
saçmakta, başına tozlar savurmaktaydı.
Biri,
- Ey tozlara bulanmış adam!
Neden böyle zari zari ağlarsın? dedi.
Meczup dedi ki:
- Canım dalgalanıp çoşmakta.
Onun için mum gibi göz yaşlarına garkoldum. Ben yalnızca Allah'ı
diliyorum, ama o beni hiç istemiyor, bana aldırış bile etmiyor.
DUACI İLE MECZUP
Bir gün
bir alim dua etmekte, dünyalar dolusu insan da amin demekteydi.
Meczubun
biri:
- Ben
bilmiyorum, bu amin ne demek ki? dedi.
Ona
dediler ki:
- Hoca,
allah''tan ne diliyorsa" öyle olsun, öylre olsun, öyle olsun"
diyoruz.
Meczup
feryat ederk dedi ki :
- Hocanın
dilediği ne olursa olsun, öyle de olmaz, böyle de olmaz. Onun
dediği olmayacağına göre ne vakte kadar böyle uğraşıp
duracaksınız? Allah ne isterse eksiksiz, fazlasız o olur ancak.
Öyleyse artık kendiliğinizden ne istersiniz ki?
Ey oğul! Sana bir şey nasip
olmayacaksa ne kadar böyle uğraşıp dursan da gönül yanışından
başka bir kismetin olmaz. Fakat o bir şey diledimi olur.
Dilemezse gülünde diken biter ancak.
|