| Bakışları içimi
titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları
açılıverdi önümde... Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi,
daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum.
İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya
başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma
tokat gibi çarpan gerçeği... |
|
O okulumuzda yeni görev
yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için
öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi. Böyle şeyler
yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık
olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan
yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık
bir zamanda hayatımı değiştirivermişti.
Ona aşık olmam benim
suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki?
Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim.
Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz
konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez
tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim. Madem
aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da
cesaretli olmalıydım.
Söyledim. Şaşkınlığımı
ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez,
çat kapı bir öğrenci geliyor ve ‘’ ben sizi gördüğüm ilk
andan beri seviyorum’’ diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak
o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı. Yaptığım
çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle
yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi
anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim. Bir gün bana hak
vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En
doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona
olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek
|
Soğuk bir sonbahar akşamıydı. Hava
kararmış, yağmur başlamıştı. Düşlerimize yağmur
yağıyordu ellerimizi. Gözlerin donuk bedenin halsizdi.
Gizli bir el kalkış hazırlanan otobüse binmek için seni
sürükler gibiydi. |
Sanki kalmak
istiyordun. “baharda dönerim” demiştin hatırlıyor musun
?” Sakin beni unutma bekle.”
Ben seni unutmadım sevgili, ben seni unutmadım. Bütün
kış baharda döneceğin günün hayaliyle ısındım. Minik
öpücüklerle uyandırıp güneşin doğuşunu gösterecektim
sana. Çiçeklerin, denizin, kumasalın, güneşin tadına
birlikte varacak , gün batımlarında denizle birleşen
ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk
şarkımızı söyleyecektik. |
| |
| Yalan değil
kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre. Sana
benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiği her şeyde senden
izler vardı. Aradığımı buldum sandım ama yanıldım ,
bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma düştün,
zamansız yaralandım. Her sabah seni bulmak için yolara
düşmek geldi içimden ama gidemedim.
Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır
oldum her gece. “Gelir” dedim kendi kendime, “Söz verdi
gelmesi gerek.” Bekledim.Kendimi param parça hissetim
ama yine de sana kızamadım.Unuttum kötü sözlerini
Unuttum kapında bekletildiğimi.Unuttum telefonlarıma
cevap vermediğini, kavgalarımızı unuttum.
Bir tek seni unutmadım sevgili, bir
tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim. Zamanla
alıştım acılara , ölüm ilanlarında kendiliğinden siline
adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama
yalnızlığa alışamadım, hasrete alışamadım, sensizliğe
alışamadım. Hep dönmeni bekledim.
Olamadı gülüm bir araya gelemedik.
Oysa daha yolun başındaydık, tomurcuktuk daha çatlamaya
hazır. Bahar gelmeden ayrıldık. Şimdi artan yalnızlığım
, büyüyen yokluğu var . duvarlarda gözlerinin izi , kapı
kollarında parmak izlerin saklı. Sen neredesin sevgili,
varlığın nerede ?. bir mevsim döndü , sen dönmedin.
Düşlerim böyle dağınık değildi
eskiden. Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere, acılarım
yüreğimde çöreklenmişti gece yarılarında. Özlemlerim hiç
bu kadar olmamıştı gün ışığına. Hasret bu kadar
büyümemişti. Şimdi göçebe olmuş yüreğimle her sabah yeni
yolculuklara çıkıyorum. Umudun türküsünü söylüyorum
öksüz bakışlarımla....
|
|